Bol bol su içsinler!

Tarih : 15/03/2021

Farklı bir yapım var sanırım.

Mesela!

İstanbul veya Ankara’ya ziyaretlerimde, özellikle birkaç gün geçtiğinde gözüm 52 veya 55 plakalı araçlar arar.

İşim olmasına rağmen gurbette bir Ünyeli ziyaret etmek isterim.

Sanki gördüğümde, konuştuğumda memleket özlemim gider.

Özellikle Harem’den geçerken, Ünye otobüslerine rastlar mıyım acaba? Diye gözüm arar.

Bir sevdadır Ünye…

Mesela!

Bir etkinlik, ya da resmi törende İstiklal Marşı…

Tüylerimi diken diken eder.

Etrafıma bakıp saygı duruşunda hep bir ağızdan okurken gururlanırım. Sizler gibi…

Mesela!

Her 10 Kasım’da kimseye görev verilmemişken 09.05’te ülkenin saygı duruşuna geçmesi duygulandırır beni.

Köprülerde duran otomobiller, yol süpüren temizlik işçileri, yediden yetmişe, genci, yaşlısı gözünde yaş sokaklarda hüzünlendirir.

Farklı bir gururdur. Atatürk sevgisi…

Mesela!

Andımız…

Okulların bahçelerinden okunurken tüylerim diken diken olur.

Türküm, doğruyum, çalışkanım… Derken..

İlkem küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak ileri gitmektir.. Hedefi koyarken,

Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğime Ant içerim. İfadesiyle bir ufuk gösterilmesini benimserim.

Ve hele hele..

Beni en çok mutlu eden, hiçbir etnik kimliği rencide etmediğini düşündüğüm üst kimlik Türkiye Cumhuriyeti.

Ve en iyi ifade eden cümledir o..

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Her öğrencinin, Acaba yarın ben de okula seslenebilir miyim? Özgüveniyle beklediği en büyük yemindir;

Andımız!

Şimdi yargı kararıyla artık okunmuyor.

Mutsuzum.

Bir yanım eksik…

Keyifsizim…

Hala da okunmamasını anlamsız bulanlardanım.

Öğrenciler mi?

Mesela!

Kılık kıyafetten bihaber kimi öğretmenleri…

Hedefi olmayan bir dönemi…

Her geçen gün dejenere olmuş ilişkileri….

Kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan dizileri…

Akşama kadar birbirlerine hakaret eden siyasetçileri…

Örnek alırlar.

Bunun içi, yemine de gerek yok zaten.

Bol bol su içsinler artık!