15811,65%0,39
43,98% 0,07
51,19% -0,01
7311,92% 0,76
11964,95% 0,00
Şahin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla büyüyen sürecin yalnızca iki ülke arasındaki bir çatışma olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun küresel güç mücadelesinin yeni bir safhası olduğunu ifade etti.
Şahin açıklamasında, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın değerlendirmelerine atıfta bulunarak, yaşananların sadece İran’ın meselesi olmadığını, Ortadoğu coğrafyasının yeniden büyük güçlerin hesaplaşma alanına dönüştürülmek istendiğini kaydetti.
Türkiye ve İran’ın asırlara dayanan devlet geleneğine sahip iki kadim ülke olduğunu vurgulayan Şahin, bu iki ülkenin karşı karşıya getirilmek istenmesinin tesadüf olmadığını söyledi. Türkiye’nin bu tür bir denklemin parçası olmaması gerektiğini belirten Şahin, “Bu girişim sadece askeri bir tehdit değil; aynı zamanda Türkiye’yi bölgede hedef haline getirebilecek stratejik bir tuzaktır” dedi.
Açıklamasında Türkiye’de bulunan bazı askeri üslerin durumuna da değinen Şahin, Kürecik Radar Üssü ve İncirlik Hava Üssü gibi tesislerin ABD’nin bölgesel operasyonlarında kullanılmasının doğurabileceği risklerin göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Türkiye topraklarının başka ülkelerle yaşanan çatışmaların parçası haline getirilmesinin ülkeyi doğrudan hedef konumuna getirebileceğini söyledi.
Şahin, yakın tarihte yaşanan 1 Mart Tezkeresi sürecini hatırlatarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Amerikan askerlerinin Türkiye üzerinden Irak’a kara harekâtı yapmasına izin vermediğini anımsattı. Bu kararın milletin vicdanını yansıttığını belirten Şahin, buna rağmen Türkiye’nin hava sahasının ve bazı askeri imkânlarının kullanılması nedeniyle Irak’ta yaşanan yıkımın dolaylı bir parçası haline gelindiğini savundu.
İsrail siyasetinde sıkça dile getirilen “vaat edilmiş topraklar” söylemine de değinen Şahin, bu yaklaşımın yalnızca ideolojik bir ifade olmadığını, bölgeyi yakından ilgilendiren stratejik bir anlayış olduğunu ileri sürdü. Bu kapsamda Türkiye’nin de doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında yer aldığını belirtti.
İran’da bir çocuk hastanesinin hedef alınmasına da tepki gösteren Şahin, savaş ortamında masum sivillerin ve çocukların hayatını kaybetmesinin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini ifade etti. Türkiye’de bazı çevrelerin bu saldırılar karşısındaki tutumunu da eleştiren Şahin, ülkenin “savaş lobisi” olarak nitelendirdiği çevrelerin planlarına kapı aralamaması gerektiğini söyledi.
Açıklamasının sonunda merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın sözlerini hatırlatan Şahin, Türkiye’nin gerilimi artıran politikaların değil; barışı, adaleti ve sağduyuyu esas alan bir yaklaşımın öncüsü olması gerektiğini vurguladı.
Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanı Özgür Şahin, Türkiye’nin tarihi sorumluluğunun bölgede kalıcı huzurun tesisine katkı sunmak olduğunu belirterek, ülkenin komşularıyla bir savaşın tarafı haline getirilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.