Uyuşturucu bağımlılığı, yalnızca bireysel bir sorun değil; toplumsal yapıyı tehdit eden çok boyutlu bir kriz haline gelmiştir. Özel Ünye Çakırtepe Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ali Coşkun, bağımlılığın Türkiye'nin genç nüfusunu hedef alan en tehlikeli tehditlerden biri olduğunu vurgulayarak uyarılarda bulundu.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2024 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre dünyada yaklaşık 300 milyon kişi en az bir kez yasa dışı madde kullanmıştır. Bu sayı, dünya nüfusunun %6'sına karşılık geliyor. Uyuşturucu kullanım bozukluğu nedeniyle 40 milyon kişi tedaviye ihtiyaç duyarken, en yaygın kullanılan maddenin esrar olduğu belirtildi. Metamfetamin ve ecstasy gibi sentetik uyuşturucuların kullanımındaki artış ise endişe verici düzeye ulaştı.
Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle hem uyuşturucu ticaretinde geçiş ülkesi, hem de hedef ülke durumunda. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı verileri, özellikle son yıllarda sentetik maddelere bağlı acil vakaların arttığını ortaya koyuyor. TÜİK verilerine göre 15–24 yaş arası gençler arasında madde kullanım oranı giderek yükselirken, 2022 yılında yaklaşık 1000 kişi uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybetti.
Uyuşturucu bağımlılığına yol açan birçok faktör bulunuyor. Genetik yatkınlık, psikiyatrik hastalıklar, parçalanmış aile yapısı, kötü arkadaş çevresi ve yasa dışı maddelere kolay erişim, risk faktörleri arasında öne çıkıyor. Özellikle ailede sevgi ve ilginin eksik olması, çocukların bağımlılığa sürüklenme riskini artırıyor.
Uzm. Dr. Ali Coşkun, ailelerin bu konuda taşıdığı sorumluluğun altını çizerek, "Bağımlılıkla mücadelede en güçlü kale ailedir. Çocuklarını dinleyen, destek olan ve gerektiğinde profesyonel yardım almaktan çekinmeyen aileler bu savaşta çok önemlidir," dedi.
Ailelerin dikkat etmesi gereken belirtiler arasında davranışsal değişiklikler, fiziksel ve psikolojik belirtiler, arkadaş çevresindeki ani değişimler ve şüpheli nesnelere rastlanması yer alıyor.
Uyuşturucuya karşı verilen mücadelede yalnızca devlet kurumlarının çabası yeterli olmuyor. Emniyet güçlerinin narkotik operasyonları, AMATEM'lerin tedavi çalışmaları ve eğitim kurumlarının bilinçlendirme projeleri, toplumun desteğiyle güç kazanıyor.
Sivil toplum kuruluşlarına ve yerel topluluklara da büyük görev düştüğünü belirten Dr. Coşkun, "Toplum, bu mücadelede seyirci değil, aktif bir oyuncu olmalı. Uyuşturucunun hedefi olan gençlerimizi korumak için hep birlikte hareket etmeliyiz" dedi.
Uyuşturucu bağımlılığı; üretim gücünü azaltan, gençliği çürüten, aileleri parçalayan ve ülkenin geleceğini tehdit eden büyük bir sorundur. Bu sorunla mücadele, yalnızca bir sağlık politikası değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir.
Uzm. Dr. Ali Coşkun, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
"Unutulmamalıdır ki; uyuşturucuya karşı sessizlik, geleceğimize karşı işlenen en büyük ihanettir."
Kaynaklar:
• UNODC Dünya Uyuşturucu Raporu 2024
• WHO Küresel Sağlık Verileri 2023
• EMCDDA Avrupa Uyuşturucu Raporu 2023
• T.C. İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü
• T.C. Sağlık Bakanlığı, AMATEM
• TÜİK Türkiye Sağlık Araştırması 2022