SAADET PARTİSİ ÜNYE'DEN "ZALİMLERE LANET, MAZLUMLARA DESTEK" VURGUSU
BAŞKAN ÖZGÜR ŞAHİN: "ZAFER İNANANLARINDIR VE ZAFER YAKINDIR!"
Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanlığı tarafından "Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek" başlığıyla bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada dünyanın farklı yerlerinde yaşanan zulümlere dikkat çekildi.
Ünye Orta Camii'nde, cuma namazı çıkışında cami avlusunda yapılan açıklamada, İlçe Başkanı Özgür Şahin öncülüğünde partililer ve vatandaşlar bir araya geldi. Açıklamada, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan zulümlere dikkat çekilerek mazlum halklarla dayanışma mesajı verildi. Basın açıklamasına katılım sağlayan partililer ve vatandaşlar açılan pankartlarla zulme uğrayanlara destekte bulundu.
Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanı Özgür Şahin tarafından okunan basın açıklamasında, "Hakkı haykırmak ve mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu ilan etmek için toplandık." ifadelerinde bulunularak şu açıklamalar yapıldı:
"Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı birer İbrahimî katre olmak, dilsiz şeytanların kalabalığında 'hakkı' haykırmak ve mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu ilan etmek için toplandık.
Bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki dünyanın farklı coğrafyalarında mazlum halklar ağır bedeller ödemektedir.
Gazze'de, Doğu Türkistan'da, Kuba'da; Yemen'den Afrika'nın birçok bölgesine kadar geniş bir coğrafyada insanlar savaş, açlık, işgal ve adaletsizlikle mücadele etmektedir.
"Bu mesele dar tartışmaların konusu değil; doğrudan doğruya bir insanlık ve vicdan meselesidir." diyen Başkan Şahin, şu ifadeleri kullandı:
Bu tablo karşısında açık bir gerçekle karşı karşıyayız:
Filistin'de yaşananlar yalnızca bir bölgenin değil, tüm insanlığın sınavıdır.
Masum sivillerin hedef alındığı, çocukların hayatını kaybettiği bu süreç, herkesin nerede durduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Ve burada görmezden gelinemeyecek bir gerçek vardır:
Filistin Sünni bir halktır. İran ise Şii bir devlettir.
Buna rağmen İran, tüm eleştirilere rağmen Filistin'e en fazla destek veren ülkelerden biri olarak sahada yer almıştır.
Bu gerçek şunu açıkça göstermektedir:
Mesele mezhep değildir. Mesele, kimin zalimin karşısında durduğu, kimin mazlumun yanında yer aldığıdır. Daha net bir ifadeyle bu mesele omurga meselesidir.
Buradan açıkça soruyoruz:
Filistin'in kimliği ortadayken ona sahip çıkmayan; buna karşın İsrail ile ilişkilerini sürdürenler bu çelişkiyi nasıl açıklayacaktır?
Suskunluk da bir tercihtir.
Ve bugün susanlar, yarın bu zulmün sonuçlarıyla yüzleşecektir.
Bizler, emperyalizmin ve siyonizmin önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz. Bilinmelidir ki emperyalizm sadece bomba yağdırmaz; ekonomik ambargolarla ve finansal terörle halkları açlığa mahkûm ederek diz çöktürmeye çalışır. Bizim lügatimizde 'tarafsızlık' yoktur! Biz safı belli olanlarız; biz hakikatin tarafındayız! Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında, mazlum kim olursa olsun yanındayız.
Onurumuz, kırmızı çizgimiz ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa bugün işgal altında ve tam 28 gündür kapalıdır.
Bu durum yalnızca bir ibadethanenin kapatılması değil; inanç özgürlüğüne, insanlık onuruna ve kutsal değerlere yönelik açık bir müdahaledir.
Mescid-i Aksa'ya vurulan bu kilit, aslında tüm insanlığın vicdanına vurulmuş bir kilittir.
Bu sessizlik sürdükçe zulüm daha da cesaret bulmaktadır.
Bugün bazı kalemşörler ve sözde âlimler, meseleyi çarpıtarak asıl tehdidi gizlemeye çalışmaktadır.
İran'ı hedef tahtasına koyarak, onu ABD ve İsrail'den daha büyük bir tehlike gibi göstermeye çalışmaktadırlar.
Bu yaklaşım ya büyük bir gaflettir ya da bilinçli bir yönlendirmedir.
Çünkü bu dil, zalimi gizler, mazlumu yalnızlaştırır.
Açık konuşuyoruz:
Ümmeti bölen her söylem, doğrudan zulmün işine yarar.
Kıymetli vatandaşlarımız;
Orta Doğu'da yıllardır süren vekâlet savaşlarının nasıl ülkeleri parçaladığını, toplumları zayıflattığını hep birlikte gördük.
Bugün benzer senaryoların daha geniş coğrafyalara yayılmak istendiğini görmek zorundayız.
Amaç; ülkeleri birbirine düşürmek, toplumları içeriden zayıflatmak ve mazlum coğrafyaları sahipsiz bırakmaktır.
Bu ateş büyürse yarın bize de sıçrayacaktır.
Ve o gün geldiğinde etrafımızda güçlü bir dayanışma hattı bulamamak en büyük tehlike olacaktır.
Kıymetli hemşehrilerimiz;
Bizler provokasyonlara gelmeden, vakar ve sükûnet içerisinde, birleştirici bir dille haykırıyoruz: Zulüm ile abad olanın âhiri berbat olur!
______________
Siyonizmin ve küresel emperyalizmin planları, inancımızın ve birliğimizin karşısında darmadağın olacaktır.
Buradan tüm dünyaya sesleniyoruz: Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka yıkacaktır.
Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için nöbetteyiz!
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!