Akpınar, açıklamasında Türk Medeni Kanunu'nun yalnızca bir yasa değişikliği olmadığını, aynı zamanda toplumsal dönüşümün ve çağdaşlaşmanın en önemli adımlarından biri olduğunu vurguladı.
"Türk Milleti'nin kaderi, yalnızca cephelerde kazanılan zaferlerle değil; hukukta, akılda ve eşitlikte verilen mücadeleyle değişmiştir" ifadelerini kullanan Akpınar, 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu'nun kulluktan yurttaşlığa, ayrıcalıktan eşitliğe ve dogmadan akla geçişin adı olduğunu belirtti.
Kadın hakları açısından devrim niteliğinde düzenlemeler getirildiğine dikkat çeken Akpınar, "Yüzyıllar boyunca mirasta yok sayılan kadın, bu kanunla mirasın eşit ortağı olmuştur. Aile, erkeğin mutlak otoritesi olmaktan çıkmış; hukuk önünde eşlerin ortak sorumluluğuna dönüşmüştür. Nikâh dini bir işlem olmaktan çıkarılarak devlet güvencesi altına alınmıştır" dedi.
Açıklamasında, "Bu değişim bir tercih değil, bir medeniyet kararıdır" diyen Akpınar, devrimin arkasında Mustafa Kemal Atatürk ve millet iradesini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bulunduğunu ifade etti.
Akpınar mesajını şu sözlerle tamamladı:
"Millet soyla değil, hakla büyür. Devlet gelenekle değil, adaletle güçlenir. Toplum biatla değil, eşitlikle yükselir. Bugün hâlâ ayakta duran Cumhuriyet'in en sağlam sütunlarından biri bu hukuk devrimidir. Gerçek bağımsızlık yalnızca sınırları korumakla değil, yurttaşın hakkını korumakla mümkündür. Çağın öncüsü Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve bu devrime imza atanları saygı ve minnetle anıyor; Medeni Kanun'un kabulünün 100. yılını gururla kutluyoruz."